Fizik Metafizik
Gönülden bir Merhaba :) değerli arkadaşlarım bu gün sizlere Fizik / Metafizik aleminden bahsedeceğim. İnşallah bu yazımı da keyif alarak okursunuz.
Bu fani dünyadaki bütün algılarımız Fizik / Metafizik olarak iki parçanın birleşiminden meydana gelmiştir.
Yaşamın içinde beş duyu organımızla varlığını hissettiğimiz her şey fiziki alemin bir parçasıdır. Bir de fiziki algının çok ötesinde Duru görü, Altıncı his, Telepati, vb. kişisel yetenekler ile keşfedilen bir Metafizik alemi vardır.
Fizik aleminde varlığını beş duyu organınızla hissettiğimiz her şey sizi yanılgıya uğratılabilir. Metafizik aleminde ise yaşanan özel durumlar ve deneyimler sonucunda kişinin yetenekleri tarafsız algısıyla mükemmeliyete kavuşturur. Bu yetenekler kazanıldığında güzel bir kıyafet gibidir kişinin kişiliğine tam oturması gerekir. Yetenek kişinin üzerine oturmadığında kibirlenmesine sebep olur.
Fizik aleminde yaşanan her şey bir zaman ve mekan olgusuna sıkışmış haldeyken, Metafizik aleminde hareket eden birey o an akıp geçen zaman ve bulunduğu mekandan bağımsız hareket edebilir. Bu insanoğlu onlara Hızır, Derviş, Evliya, Aziz ve Azize gibi değerli isimler
vermiştir. İnsanoğlu bu değerli varlıklara daima onlara saygı ve sevgi duymuştur.
Fizik aleminde var olan bir nesne veya varlık zamanın akışı içinde yaşlanıp, yıpranıp ve eskirken her şey Metafizik aleminde özgürce hareket eden bir varlık veya nesne maddesel olmadığı için yaşlanmaz, eskimez ve yıpranmaz. Metafizik alemden bir parça almak kişiye
çok zarar verir. Metafizik aleminden alıp yaşadığımız Fizik alemine nesne transveri yapmak kişinin akıl ve ruh sağlığını çok kötü
etkiler.
Fikizksel alemde kazandığınız deneyimler sizi çömez, çırak, kalfa, usta yaparken Metafizik aleminde kazandığınız deneyimler kişiyi adım adım benliğini olgunlaştırarak yeteneklerini geliştirir ama mevki ve makam sahibi olmayı hiç istemez. Mütevazi yaşamayı daima
tercih eder. Siz televizyon kanallarında dolaşan bir evliya gördünüz mü?
Fizik aleminde mevki ve makama sahip olan bir birey zaman içinde şımarabilir. Metafizik aleminde kendisini geliştiren bir birey nam, şan ve şöhretten korkar. Bilir ki insana en büyük kötülük şan, nam ve şöhretten gelir. İnsanoğlu çok kıskançtır. Acımasızca can almayı iyi bilir. Hz. Mevlana'yı ve onun gönül dostu Şemsi Tebrizi hatırlayın.
Fizik aleminde bir ağaç meyve veriyorsa veya yaz güneşinin sıçaklığında gölgesiyle serinletiyorsa sevilirken Metafizik alemindeki bir ağaç içinde çok farklı anlamları barındırır. O alemdeki bir ağaç bazen dile gelir sizinle konuşabilir. Onun bildiği bir çok şeyi size
anlatabilir. Bir de Hz. Yusuf A.S rüyasını babasına anlattığı ve babasının oğluna tembih ettiği hikayesini anımsayın.
Fiziksel alemde çok özlediğiniz kişinin eski bir fotografına bakarken onu anımsarken. Metafizik aleminde o sevdiğiniz kişiyle iletişim kurabilirsiniz. O kişi halen hayatta ise fiziki alemde onu görmek onunla karşılıklı muhabbet edebilmek için metafizik alemi yoluyla
onu çağırabilirsiniz. O gün içinde onu görmek kısmet olmasa bile pek yakın bir zamanda onunla karşılaşabilirsiniz.
Şu an Fizik alemde beton ve demirden yapılmış büyük bir nesnenin içinde yaşıyoruz. Dışında bambaşka bir alem mevcut. Bu İnsanoğlunun tarafsız bir bakış acısıyla Metafizik alemini algılamasını bilmediği yeni şeyleri öğrenmesini bekliyor. Bir gün Ademoğlu bu alemi köşe bucak keşfettiğinde artık eskisi gibi öfkeli ve vahşi duygularından arınacak.
Dünya'nın fiziki alemine hapis olmuş gibi yaşayan İnsanoğlunun şu an bilmediği hatta hiç kullanmadığı yetenekleri mevcut. Metafizik alemini hakkıyla kullanabilen çok az insan mevcut. Daha keşfedilememiş bu alem insanoğlunun zaman içinde olgunlaşmasını bekliyor.
Bu yazdıklarımı okuduğunuzda bak yine saçma sapan bir yazı yazmış diyebilirsiniz. Bimenizi isterim ki sizin duygu ve düşüncelerinize saygı duyarım. Yazıma dair olumlu ve olumsuz eleştirilerinize daima açığım.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
