Silindirik Evren Modeli
Merhaba arkadaşlar bu gün sizler için Silindirik Evren modelinden bahsedeceğim. İnşallah bu yazımı keyif alarak okursunuz.
Evrenimizin varolduğu o ilk andan itibaren sürekli büyümekte ve gelişlemekte olduğunu bildiğinize inanıyorum.
Peki ya ben size şu an bilmediğiniz bir şeyden bahsetmeye çalışsam ne dersiniz? Belki yazdıklarımı okuduğunuzda ilk önce size
saçma sapan gelebilir.Gönülden inanarak söylüyorum ki evrenimiz şu an bildiğimizden daha farklı bir yapıya sahiptir.
Big Bang yani büyük patlama diye bildiğiğmiz kainatın varoluş noktası hem başlangıç hem de son noktasıdır. Bunu kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim deki ayetlerden de referans bulup gösterdiğimde benim anlatmak istediğimi anlamayacağınıza gönülden inanıyorum.
“Gün olur, göğü, yazı tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız. Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız.” Enbiya 104
Kuran-ı Kerim'in ayetin de bahsedilen yazı tomarı silindirik bir nesnedir. Nesne dürerek kıvrıldığında başlangıç noktasıyla bitiş noktası çakışır. Silindirik bir forma sahip olan evrendeki yıldızlar arası mesafelerin ölcümlemeleri pek sağlıklı değildir.
Şu an ki teknolojimizle kullandığımız optik tabanlı gözlemsel araçları ışığın uzay boşluğunda bir yay gibi büküldüğünü gösteriyor.
Varoluşun başlangıç noktasında her şeyin bir arada olduğu kainat plazması aldığı ilahi "Ol" emriyle çok muazzam bir patlamanın sonucunda meydana gelen atomların kütlesel yoğunluğu esnek uzay zamanı üzerinde hızla yayılırken plazmik enerji yoğunlukları
birleşerek yıldızları ardından radyokatif sıcaklığını 1 - 2 derece soğuyup kendi aralarında bir düzenle birleşen atomlar maddeleri meydana getirirken oluşan maddelerin kütlesi büyüdükçe meydana gelen çekim kuvveti gezegenleri meydana getirdiğine inanıyorum.
Rabbimizin yarattığı her şey kümeler halinde uzay boşluğunda birbirinden uzaklaştı. Taa ki her şeyin tekrar toplanıp bir araya getireceği son nokta / ilk noktaya yani Kainatın Plazmasına dönüşene kadar....
Silindirik bir yapıya sahip evrenin içine serpiştirilmiş adına Kara Delik dediğimiz milyonlarca farklı büyüklükte geri dönüşüm istasyonları mevcut. Her yıldız sistemi güneş yolu (Solar Apex) diye bilinen rotasında hareket etmektedir.
Nasa'nın bilim adamları bu uzay rotasının bir yay şeklinde olduğunu tespit etmiştir. Ne gariptir ki bizim güneş sisteminin uzay boşluğunda izlediği rotası 32 derecelik saptığı gözlemlemişlerdir. Güneş sistemimizin orta büyüklükte bir kara deliğe doğru yol aldığı sonucuna varılmıştır.
Demek istediğim odur ki kahinatın başlangıç noktasından (Big Bang) ve her şeyin mutlak sona ereceği noktaya ulaşana kadar sürekli maddenin geri dönüşüme tabi olabiliriz. Yıldızların tozundan meydana gelen bizler acaba kaç kez kaç varlığın bedenin de kullanıldık.
Bunu hiç bir zaman bilemesek bile silindirik bir evrende yaşayan bizler bir zerre bile olsa varoluşumuzu anlamak adına farkındalık yaşamaktayız.
Bizim adına ruh dediğimiz (Nefs) yani rabbimiz bize hayat verirken kullandığı toprağa özünü diğer yarattığı varlıklara da hayat vermiş olabilir. Nefs in yaşamda var olurken insanı kamil olma yolunda bilmediğini daima öğrenme isteği duyarız.
Kişisel ön yargılardan arınarak yeni bir şeyi okumak ve onu anlamaya çalışmak değerli bir şey yoktur.
Belki bu yazdıklarımın sonuna geldiğinizde yine saçma sapan bir yazı yazmış diyebilirsiniz. Bilin ki sizin duygu ve düşüncelerinize daima saygı duyarım. Sizlerden gelecek olumlu ve olumsuz eleştirilerinize daima açığım.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
