İnsan Programlaması
Merhaba değerli dostlarım ve de arkadaşlarım bu gün sizlere İnsan Programlaması konulu makalemi yazdım. Şimdi sizlerle paylaşıyorum. İnşallah makalemi keyifle okursunuz.
Bilgisayarın içinde mevcut olan tüm yazılımlar programlama dili denilen özel bir kodlama sistemleriyle yazılır ve bizlerin kolayca kullanabileceği hale getirilir. İşletin sistemleri, oyunlar vb. her program birbirinden farklı yazılımlar ile meydana gelir.
Gençlik yıllarımda BASİC, C++, Pascal, Cobol gibi MS-DOS tabanlı yazılımlar kullanılırken hızla gelişen teknoloji sayesinde bu gün kullanılan programların içine yerleştirilmiş yapay zeka çekirdeğini gizli / açık entegre dilmiş halde hazırlanmış programlar mevcut.
Bu gün bilgisayarları programlayan yeteneki insanlar yakın bir gelecekte sıradan insanların duygu ve düşüncelerini bilgisayar gibi programlamak isteyeceklerdir. Peki ya insan deline bu akıl sahibi olan varlık programlanabilir mi?
Şunu çok iyi öğrendim ki bu dünya da yapılamaz kardeşim, olamaz böyle şey, imkansız bu denilen her şeyler zamanı geldiğinde insan eliyle gerçekleşiyor. İnsanı beyin deline organını bir bilgisayar gibi programlamanın mümkün olduğuna inanmaya başladım.
İnsan oğlu sanayi devrimine girmeden önce en ağır işlerini Afrika kıtasından zorla getirttiği kölelere yaptırırken. Sanayi devrimi ile mekanik makineler kölelere gereksinim önce azaldı ve sonra ihtiyaç kalmadı. Günümüzde robot teknolojisi üretimin her alanında insanın yerini hızla doldurmaya başladı. Otomotiv sektöründeki seri üretim otomasyon sistemiyle bir bireyin önünüzde akan banttın üzerinde yapılan üretim şekli insanı robotlaştırmaktadır.
Peki ya o zaman sıradan insanlara ne olacak?
Dünya toplumları yöneten mülki idareciler yönettiklerin korkulu rüyası olan halkların ayaklanmamasını engellemek için bireylerin duygu ve düşüncelerini programlanmasını isteyecekler. Yaşama savaşı berirken karşılaştığı olaylara saçma sapan konuşan ve tepkiler
veren bireyler meydana getirmek isteyecekler. Hem de toplumun bireyleri kendi gönül rızalarıyla Saftirik hale getirilecekler.
Gelecekteki bir gün mülki idari yöneticilerin gözünde kendi varlıklarına hizmet edenler veya hizmet etmeyen gereksizler diyerek toplumu ikiye ayıracaklar.
Bunu bizlere nasıl yapacaklar?
Günümüzde hepimizin evinde birden fazla yer bulan televizyonların ileri teknolojisini kullanacaklar. Hepimizin dinlenmek ve eğlenmek adına karşısına geçerek keyif alarak seyrettiğimiz filimler, diziler ve eğlence programlarının gizlenmiş arka planını kullanarak
algılarımızı ve tercihlerimizi değiştirmek adına bizleri adım adım programlamaları malesef ki mümkün :(
1) Alt frekans sesleri kullanarak : Bu teknik ile insanın bilinç altının duyma eşiğinin altında bir seslenme suretiyle kısa ve uzun tekrarlı telkin mesajları izleyiciye gönderilerek yapılır. İnternette bol miktarda Subniminal mesaj içeren ses dosyaları mevcuttur. Yakın tarihimizde bazı "........" reklam kampanyalarında da sıkça bu tekniğin kullanıldığı biliyorum.
2) Görsel programlama : Renkli akıcı görüntülerin içine büyük bir özenle yerleştirilmiş ressimler, kısa mesajlar, logolar kullanılarak seyirciye şartlandırma yapılır. Ülkemizde reklamcılık sektörü bağlayıcı yasalar ile biz izleyicileri korumadığından evlerimizde keyif
alarak seyrettiğimiz diziler içine ürün yerleştirme adı altında bilinç altımıza saldırmaktalar.
Gizlenmiş arka plan nedir?
Seyircinin kendi gönül rızasıyla rahat bir şekilde oturup seyretme esnasında bilinç altına onun hiç fark edebileceği görsel imgeler ve alt ses frekansları kullanılarak verilen mesajlardır. Çok seyredilen dizilerin hepsinin altında bu bilinç altına mesaj gönderme
uygulanır.
İşte bazı örnekler : Şu an severek seyredilen Diriliş dizisini içine yerleştirilmiş müzikler ve bazı özel sesler, Çukur dizisinin jenarik müzikleri ve dizinin akışı içinde verilen içerik müzikleri, bir zamanlar Kurtlar Vadisi dizisinin müzikleri, Yalancı Aşk, Sihirli Annem vb. diziler de bu teknik hep kullanıldı. Ülkemizdeki yasalar halkı koruyacak düzeyde yaptırımları olmadığı için bu uygulamalar gün geçtikçe artmaktadır.
Bir gün gelecek aranızdan bir veya bir kaç kişi televizyon seyrederken sadece kendisinin duyduğu ve gördüğüne gayet emin olduğu vatandaşlık numarası kullanılarak istenilen bir yere belirli zaman dilimleri arasnda mutlaka gelmesi için çağırılacaktır. Sizin alacağınız gibi böyle bir mesaja uymama şansınız yoktur.
Yada şu an yaşadığınız bölgenin halkı bir gün uyandıklarında daha önce bilmedikleri bir dili gayet aksanlı konuşur ve bir birlerini çok iyi anlar hale geldiğini gördüğünüzde hiç ama hiç şaşırmayın. Ülkemizde denemeleri yapılıyor.
İnsan programlama kötü amaçlarda kullanılır mı?
Böyle bir teknolojiyi kötü amaçlı insanların eline geçtiğinde artık bilinçleri olmayan birer kukla haline getirilmiş insanları kullanarak yapamayacakları kötülük yok :( Bir gün sizi korumakla görevli olan, daima sizinle beraber olan ve en güvenilir adam bildiğiniz yakın güvenlik korumanız orada aldığı mesaj "....." sinyali sonucunda sizi gözünü kırpmadan canice öldürebilir. :(
Böyle bir teknoloji iyi amaçlar için kullanılabilir mi?
1986 yılında İngiltereli bilim adamı elekronik sesler üzerine yaptıkları araştırmalar sonucunda belli yaşlar arasındaki gençlerin duyabileceği bir ses eşiğinin olduğunu öğrendiler. Bu ahatsız edici sanki sivrisinek gibi vızıltı gibi algılanan seslerin ne
gariptir ki hırsızlık yapan insanların duyabildiğini fark ettiler.
İlk önce İngiltere Liverpool da denemeleri yapılan "Vızıltı" adındaki küçük elektronik kutuları marketlerin ve mağzaların ışıklı tabela içine yerleştirildi. Gençler eskisi gibi marketlerin önünde gibi toplanmıyordu. "Vızıltı" sesi sayesinde şehirde hırsızlık vakalarında büyük bir azalma olduğu resmi rakamlar gösterdi. Şu an İngiltere nin büyük şehirlerinde bu teknoloji caydırıcı eylem olarak yasal izinlerle kullanılmaktadır.
Bu yazdığım makalemi okudunuz için çok teşekkür ederim. Bilmenizi isterim ki sizin duygu ve düşüncelerinize daima saygı duyarım. Makaleme yönelik olumlu ve olumsuz eleştirilerinize daima açığım.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
