Arge - Ay'a Seyahat
Arge nedir?
Arge (Araştırma + Geliştirme) kelimelerinin kısaltılmış halidir.
Önce bir proje hakkında derinlemesine araştırmalar yapılır. Ardından o projeyi daha da geliştirmek adına bilim adamları tarafından bir dizi çalışır halde modeller yapılır.
Çalışan modeller denemeleri esnasında hüsran ile sonuçlanan kazalar da meydana gelse de yapılan hatalardan çıkarılan dersler sonucunda başarılı sonuç elde edilir.
Uzay bilimi ve roket teknolojisi geliştirmek hakkında yetişmiş bilim adamlarımız yok. Yetişmiş olanları zaten NASA ve Avrupa Uzay Ajansı'na kaptırmış haldeyiz.
Şu an için Dünyamızın doğal görünen uydusu Ay a gitmek için önce uzay ve roket teknolojisi bilgisini derinlemesine öğrenmek ve deneyimleme yapmamız gerekiyor.
Nasa nın verilerine göre uzay roket sistemlerinin katı ve sıvı olmak üzere iki farklı malzemelerden meydana gelen çok özel yakıt karışımları var.
Dik bir rampadan ateşlenen roketler uzaya doğru yol alırken belli bir acıda göğe yükselir.
Uzaya çıkacak olan roket motorlarının yükseliş esnasındaki hızı ve roket motorlarının açısal hareket kabiliyetleri çok önemlidir.
Bütün bunları araştırmak ve geliştirmek yıllar süren bir uzay macerasıdır.
Günümüzde sıfırdan bir roket teknolojisi meydana getirmek 10 - 25 yıl zaman alırken bu esnada en az 15 - 30 hüsranla sonuçlanan roket kazaları yaşanacaktır.
Bunun araştırma ve geliştirme maliyeti hayli büyüktür.
Ülkemizin NASA gibi bir uzay araştırma ve geliştirme merkezimiz daha ortada bile yokken.
Biz 2023 de Ay' a uydu göndereceğiz ve sert iniş yapacak demek bile laf ile peynir gemisi yürümeye çalışmaktır.
Nasa ve Avrupa Uzay Ajansı' nın roket rampaları şehirlerden o kadar uzaktır ki yaşanacak bir kazada ölüm riski yok denilecek kadar azdır.
Nasa' nın roket rampalarının neredeyse tamamı okyanusa bakan yerlerdedir.
Elon Musk' ın da roket rampaları okyanus üstünde hareket edebilen mavnalar üzerinde iniş ve kalkış yapmaktadır.
Avrupa Uzay Ajansı görevi sonlandırılmış bir petrol platformu üzerinden kalkış yapacak roket rampasına sahip olsa bile şu an Rus Uzay Ajansı ile iş birliği halindedir.
Bizim ülkemizde böyle bir roket rampaları yapılacak uygun yer maalesef ki yoktur. Deprem bölgelerinin çokluğu + şehirleşme yapımızın plansız ve dağınık olması bir de üstümüzdeki hava trafiği koridorunun yoğunluğu da büyük bir sorun teşkil etmektedir.
İllaki Partili Cumhurbaşkanımız (Reisimiz) in arzu ve istediği gibi mutlaka olacak derlerse Güneydoğu bölgesine bir ilimizde büyükçe bir arazinin üzerine devasa bir uzay merkezi inşa ederler.
Hemen ardından Rusya' dan resmi izin alınarak 6 ila 9 adet S400 roketini içi boş minare yapıya zamanı gelince ayrılabilecek şekilde montaj yapılırsa....
Tepesinde hilal olan minare benzeri yapının içine konan Ay modülü veya uydusu koyarlar 6 ila 9 adet S400 roketinin gücüyle Dünya yörüngesinden çıkma şansımız olabilir.
Şu an için S400 roketlerinin kontrolünü sağlayan unutulmaya yüz tutmuş olan eski bir yazılım ve kotlama dili olan Cobol' un lisansı Rusya nın elinde olduğu için onun kullanım hakkını bize bir kaç milyon dolar verilir. Bu sayede Ay seferi yere çakılmadan başarı ile sonuçlansın.
2023 yılına kadar Ay' a gidecek bir roket ve Ay kapsülü içinde Ay yüzeyine sert bir şekilde indirilecek robotik bir araçı yapmak neredeyse imkansız.
Bunu da Türk siyasetinin süslü ütopyası olarak görüyorum.
Yerli ve Milli Uçak projemiz vardı ya bu uçağı yapacak olan üretici firma ile masa başında resmi bir anlaşma yapılamadığından. Alman devleti firmayı kendi bünyesine aldı.
Yine bir zamanlar TOFAŞ adında yerli otomobilimiz vardı. İtalyan Fiat otomobil şirketine satıldığı gibi şey aklıma geliyor.
Söyleyecek sözüm bu kadar dır eee gerisi kare bodur. Eline geçerse sen de benim gibi döşe döşe dur....
Henüz hiç yorum yapılmamış.
