Yeni Türkiye Projesi
Vakti zamnında İran Deleti ülkemiz gibi din ile devlet işleri bir birinden ayrı idare edilen huzur içinde yaşayan bir ülkeydi. Bizim kadim dostumuz ve müttefiğimiz Amerikan devletinin üst aklının sahipleri el altından Molla rejimine tam destek verdi.
İran da bir İslam Devrimi adındaki silahlı eylemsel hareketin sonunda Molla Rejimi İran devletini tam kontrolü altına aldı. Modern İran' a dair ne varsa günah haram sayıldı ve aydın insanlar yok edildi. Aydınlardan pek azı ülkelerini terk edebildi.
Ülkenin idaresinin tamamını eline alan İslami Molla rejimi İran halkını korku dolu baskı yoluyla ellerinden kişisel özgürlüklerini alarak yaşam tarzlarını kökten değiştirdi. Artık İran o eski İran bir daha olamazdı.
Ülkemiz de de kendisini sultan gibi gören yöneticimiz. Açılım süreci adında kendi halkı üzerinde bir taktiksel strateji denedi. Bu açılım süreci sultanın arzu ettikleri gibi bir Federatif ayrılışma olarak sonuçu vermeyince canı çok sıkıldı.
Yeni Türkiye'yi 7 eyalete bölmeyi arzu eden sultanımız kağıt üzerinde kolayca hesapladığı ayrışma planın da büyük bir yanlışlık yapmıştı. Neden bu ülke halkı ayrışmıyordu?.
Bir ülkeye can veren adına halk dediğimiz büyük varoluş. İyi ve en kötü günde birlik beraberlik ruhu zaman içinde iyice pekişir. Et ile tırnağı ayırmaya kalktığınızda canınız çok ama çok yanar.
Demokrat Partiden bu yana can dostumuz ve müttefiğimiz olan Amerikan devletinin üst akıl sahipleri Adalet ile Kandırma Politikası adında ki projesine yıllar öncesinden özenle seçtiği ve onu sonra dan başımıza Sultan ilan ettiği devlet adamına Büyük Ortadoğu projesi eş başkanı olabilme onurunu verdi. Bu büyük projenin aşamaları arasında Yeni Türkiye (New Turkey) denilen bir bölüm mevcuttu.
Bu ülkenin halkını zaman içinde sindire sindire istedikleri bir daha geri dönülmesi imkansız olan son noktaya getirmeyi planlıyorlar. Din ve dini duyguları hiç çekinmeden kullanmayı istiyorlardı. Böylece bu toplumun düşünce ve ahlak yapısını yeniden şekillendirerek eskisinden farklı bir geleceğe sürüklemeyi arzu ediyorlardı.
Yeni Türkiye projesi hazırlayan üst akıl sahipleri önce Türkiye Cumhuriyeti izlerini toplumdan silmeye çaba gösterdiler. Resmi ve gayri resmi kurum ve kuruluşların başında ki (T.C.) ifadesini tek tek sildirdiler. Bu sayede toplumsal beraberlik ruhuna yapılan büyük bir darbe vurdular.
Türkiye Cumhuriyeti devleti milli mücadele verip bu günlere gelirken öyle çok kolay var olmadı. Bu vatan uğruna aile ocağından nice şehitler verdik. Hep beraber bu ülkenin bereketli toprağını ektik ve biçtik mahsüllerinden beslendik. Bizler bir yürek bir milletiz.
Kağıt üzerinde ki Yeni Türkiye projesin de yaşayan halkının rakamsal nüfus değerleri bir bakışta görülse de bizim öz varlığımızın değeri rakamsal ifadeleri sığmayacak kadar büyük bir halkız.
Bizleri kendilerince ayrıştırarak eyletlere bölmek isteyenler varya işte onlar bu emelleri uğrunda bu halka yapmayaçakları kötülükler de yok değil. Bu günler de bizleri Kürt / Türk diğerek bu halkı bölmek isteyenler yarında Laz (Lazistan) / Türk diğerek bölmek isteyecekler.
Ama şunu unutuyorlar ki biz bir birimizden kız ve erkek evlatlar alarak pekişmiş bir milletiz. İçimize ayrımcılık tohumları ekmeye çalışanlar bir gün genetik olarak soylarının köklerini inceleseler o an şaşkınlıktan küçük dillerini bir an yutarlardı.
Vatanını kendi öz benliğinden bile çok seven bu millet yine bu vatanı uğruna canından bile vazgeçer de asla ondan vazgeçmez ve onun bölünmesine izin vermez. Sarayında yaşayan Sultan Yeni Türkiye adlı projesini tam anlamıyla bitiremediği için kahroluyor.
Tarih kitaplarında asla varolmayan Lazistan / Kürdistan eyaletleri ve devletleri vardı diye söylevler yaparak iki uydurma şehir devletinin yeniden hortlaması ve bu vatanın bölünmesi için elinden geleni ardına koymuyor.
Ona göre bu cahil bırakılmış halka televizyon kanallarında ki söylevinden etkilenerek bu birlik ve beraberliğimizi dağıtmak ve bizi parçalamayı çok istiyor.
Yeni Türkiye projesi ona göre çok yavaş ilerliyor. İhtişamlı sarayından hükmeden Sultanın arzu ettiği Yeni Osmanlıcılık hareketi uğruna dökülen kanların hiç bir önemi yok. Ulusal seçimde onun partisine az oy aldığı vilayetlere karşı ateş püskürüyor.
Açılım Süreci diğerek terör örgütüne verilen büyük tavizler sayesinde iyice semiren ve serpilen dağda ki eşkiya şimdi şehirler de ölüm kusuyor. Bir de el altından ve el üstünden kaba sakallı islami teröristlere verilen destekler yüzünden şimdi bunlar bizim başımıza bela oldular.
Şehit cenazelerinin ardı ardına devam ederken bu gözü yaşlı analar ve babaların bir gün bedduası öyle bir tutacak ki " Onun bedeni ters yüz olmazsa iyidir." o günü görmek istesem mi yoksa o günü görmekten korksam mı bilemiyorum.
Bizler bu ülkenin halkı olarak çok ama çok cefalar çektik ama asla caresiz kalmadık. Adalet ile Kandırılan ve cahil bırakılmış eğitimsiz bu insanların sesleri o kadar yüksek çıkıyor ki bunun karşısında bu ülkenin aydınlık yüzünü temsil eden halkı olarak öz benliğimizin bildiği doğruyu esirgemeyen sesini duyurabilmek için büyük bir megafona ihtiyacımız var.
Belki yüreğim o kadar dolu ki gönül sözümü dile getirmeye çalıştım. Yazıklarımdan dolayı sizi üzmek değil amacım. Sözlerimde bir yanlışım varsa lütfen beni affedin.
Henüz hiç yorum yapılmamış.
