İmgehan @Imgehan_1723

Sokratessizlik

Geçenlerde Platon’un Şölen’ini okudum. Birkaç hafta sonra aklıma Sokrates’in kitaptaki diyalogları düştü ve ardından Platon’un aktardığı diğer Sokrates diyaloglarını hayal meyal hatırladım. Ben bunları düşünürken kafamdaki ışıklı tabelada yavaş yavaş bir yazı belirdi: Sokrates’i Sokrates yapan ne? 


Felsefe tarihi üzerine çok az şey biliyorum ama en azından kendime cevap verebilecek kadar bir şeyler sıralayabildim. İlk aklıma gelen Sokrates’in kıvrak zekası oldu. Olaylara alaycı yaklaşımı, sarkazmı Sokrates’in ayırt edici özelliklerinden biri diye düşündüm. Hemen sonra Sokrates deyince belki de ilk akla gelmesi gereken onun hakikati bulmak için kullandığı tartışma yöntemi geldi. Sorular sorarak karşısındaki kişiyi belli bir kanala yönlendirerek, kişinin, cevabı kendisinin bulmasını sağlıyordu. Yani bir diyalog söz konusuydu. İşte bu noktada başka sorular ortaya çıktı. Sokrates’i dinleyen, onunla konuşan, diyalog kuran kişiler vardı. Sokrates tek başına diyalog kuramazdı. O zaman Sokrates’in Sokrates olmasında önemli bir pay da onun diyalog kurmasına olanak sağlayan kişilerin varlığı ve tabii ki, daha da önemlisi, bu kişilerin içinde varolageldiği toplumdu. 


Etkileşimlerin, insanın olduğu kişi olmasındaki payı oldukça büyük diyebilirim sanırım. Sokrates’e de Antik Yunan toplumundaki etkileşimlerin bir ürünü denilebilir. Sokrates’in de Antik Yunan toplumuna etkisi yadsınamaz belki ama Antik Yunan toplumunun (etkileşimler dolayısıyla) Sokrates üzerindeki etkisiyle kıyaslanınca oldukça düşük kalacağını düşünüyorum. Evet, Sokrates’i Sokrates yapan diyalogları ve dolayısıyla onunla diyalog kuran kişilerin etkileştiği toplum yapısıydı.


Kendime bu cevabı verdikten sonra kendine has etkileşimlerin olduğu yalnız ve güzel ülkemi düşündüm. Sokrates bugün Türkiye’de yaşıyor olsaydı nasıl olurdu? Sokakta sıradan vatandaşlarla tartışabilir miydi? Diyalog kurabilir miydi? Bir sokak röportajına denk gelse ona ‘’çıkar telefonunu göster’’ diyen biri çıkar mıydı? (Sokrates’in telefonu görmek isteyen kişi olmayacağına yönelik iyimser bir varsayımım var, evet.) Belki de o lafların üst üste bindiği, çığlıkların ve bağrışmaların olduğu sokak röportajlarından ya da ona benzer farklı, küçük toplumsal forumlardan bazılarında Sokratesler gizli. Ama Sokrates’i Sokrates yapan etkileşimler söz konusu olmadığı için ortada Sokrates’e dair bir iz göremiyoruz. Bu Sokratessizlik her yerimize sirayet etmiş durumda. Herkes bir monolog halinde. Özellikle de insanlar üzerinde en büyük etkiye sahip eğitimde. Birbirimizi dinlememiz lazım falan gibi şeyler demek istemiyorum. Bazı insanlar gerçekten zırvalıyor ya da zaten monolog halinde oluyor ya da daha da kötüsü ikisi birden söz konusu oluyor. Diyeceğini deyip giden, ben dersimi anlatayım da gerisi beni ilgilendirmez diyen vasat öğretmen gibi. 


Uzun lafın kısası büyük düşünürlerin, yazarların, mucitlerin nihai kişiliklerinin oluşmasında etkileşimde bulundukları toplum oldukça büyük bir paya sahip. Doğa tesadüflerle dolu belki ama sosyolojide tesadüf yok. Sokrates bir ışık hüzmesiyle gelmedi dünyaya. Gelmeyecek de. 



8

Henüz hiç yorum yapılmamış.