Yasin Güner @Yasin_Guner_1532

Yalnız Pati

1. Bölüm

Serin bir akşamın sabahıydı. Gözlerim henüz açılmadı. Dünyam karanlıktı ama etrafımda sıcak küçük yumuşak şeyler vardı. Arada sırada, hareket ediyorlardı. İnce bir şeyleri etime batırıyorlardı. Huysuz bu et yığınları. Saymayı henüz öğrenmemiş olmama rağmen sanırım altı taneydi. Benim çıkardığım seslere benzer ince tiz sesler çıkarıyorlardı. Kimlerdi acaba bu sıcak, huysuz et yığınları.

Bedenim bana sormadan bazen hareket ediyordu. Birkaç pati adımı ilerliyor. Sıcak çok lezzetli bir sıvıyı kana kana içiyordum. Ah ne güzel keşke hiç bitmese ama biraz sonra bitterdi. Çok azdı. İnce ince ağlardım ama sıcak ıslak bir şeyin karnımı yalamasından başka bir şey elde edemezdim.

Günlerim böylece geçti. Karnımı yalayıp beni besleyene çok güveniyorum. Beni asla bırakmaz biliyorum. Çünkü beni hem sarıyor hem ısıtıyor hem de besliyor hem de güvende hissettiriyordu. Harika bir şeydi o, müthişti.


Ve bir sabah uyandığımda her yer renklenmişti. Sağda solda yeşil küçüklü büyüklü şeyler vardı. Bazıları incecik minicik bazılarının kalın kahverengi kocaman gövdeleri vardı. Bilemedim bu yeşil şeyler neydi. Sahi yeşil neydi onu nereden biliyorum ki? Patilerimin bastığı noktada gri parke taşları iç içe geçmişti. İçlerinde kırmızı taşlarda vardı. Bilemedim neden böyle ki?

Bu sırada etrafımdaki et yığınlarını da keşfettim. Arada sırada beni ısırıyorlardı, benim sütümü çalıyorlardı. Onları hem çok seviyordum hem de kızıyordum. Benim gibiydiler. Bazıları sarı, bazıları kara bazıları da siyah beyaz karışık desenliydi. Bizi emziren bizim kocaman halimizi ise çok seviyorum. Yanımızdan gittiğinde korku panik ve endişe içimi kaplıyor. Beklemekten başka yapacak hiçbir şeyim de yok. Ufacık bedenim zayıf ve aciz.

Birkaç gün daha böyle geçti. Bu sırada iki patisinin üzerinde duran sarı saçlı biri geldi. Sesi benimki kadar ince olmasa da epey inceydi. Hepimizin tek tek başını okşadı. Annemizin sütünün biraz düşük seviyeli olan halini bize verdi. Hem soğuktu hem de tadı biraz değişikti ama hiç yoktan çok çok iyiydi. Aç aç beklemektense soğuk süt mükemmeldi. Bu canlıyı tanımıyordum ama iyi birine benziyordu. Hepimizin tek tek başını okşadı ve gitti.

Daha sonra ki günler yine geldi ama ve her geldiğinde derisini değiştiriyordu. Bu onu tanımamda ilk başta zorlanmam sebep oldu. Bir gün kırmızı, bir gün sarı bir gün bilmediğim tuhaf bir renkle geliyordu nereden bileyim zaten her şeyi küçücük bir şeyim ben. Zamanla kokusunu ezberledim bende. Her şeyin kendine has bir kokusu var. Bu keşfim hayatımı epey kolaylaştırdı. Böylesi iyi, bu sayede iki ayaklıları daha kolay tanıyabiliyorum. İki ayaklılar tuhaf canlılar.

Bende biraz büyüdüm tabi günler geçiyor. Kardeşlerimle aram ufak ufak açılmaya başladı. Zaten gözlerim bağlıyken bile beni ısırıyorlardı. Kardeşlerim biraz bencil. Kötü kalpli iki ayaklılar gibiler şu sıralar, beni sinir ediyorlar.

Birkaç gün sonra yuvadan uzaklaşıp etrafı keşfetmeye de başladım. Artık gözlerimin açıldığı halimin neredeyse 4 katıyım, kocaman oldum bir kere, annem gibi kafama göre gezebilirim. Hem bu sayede iki ayaklılardan daha çok yemek alabiliyorum. Bazıları bizi beslemekten keyif alıyor. O sarı kafalı da gelmeyi bıraktı, iki ayaklılar çok ayran gönüllü doğrusu. Ayrıca her yeri ele geçirmişler bütün güzel yuvaları kapmışlar. Biz anca sağda solda kuytu köşelerde kalabiliyoruz. Bencil de bu iki ayaklılar, kardeşlerimden beterler.

Bir sürü oyuncakları da var. Kocaman kocaman hem de. Arada canım onları kovalamak istiyor? Neden bende bilmiyorum. İstiyorum işte. Aaa. Anneciğim. Ağzında birkaç kemik var bana doğru geliyor. Koca oyuncak! Ona doğru geliyor anne dikkat et. Oda ne? Ama ama. O kocaman iki ayaklı oyuncağı anneme vurdu. Anne, anne, lütfen ayağa kalk. Annem ayağa kalkmıyor bir türlü. Kahverengi tüylerini yaladım, avazım çıktığınca bağırdım ama kimse ne baktı ne yardım etti. Annem de bir daha hiç hareket etmedi. Ve beni iki ayaklılarla birlikte yalnız bıraktı. Bedenim hala küçüktü hem iki ayaklıların bir sürü oyuncağı vardı. Anne ben ne yapacağım ki şimdi.



4

Henüz hiç yorum yapılmamış.