Ey çürüdüğünü hisseden, sana fısıldıyorum
Gittim diye ne bana, ne kendine kızma, hayata da isyan etme! Nasihatimi dinle.
Ne olur, bırak tüm alışkanlıklarını. Olmazsa olmazların ellerinden su gibi kayıp gitsin. Göreceksin yardıma ihtiyaç olmadan da yaşanıyor. Ne olur ben gittikten sonra kimseye muhtaç hissetme kendini. Sakın eskiye dönme, pamuk kalpli kadın.
Daha anlaman gereken çok şey var ve anlayabilmen için benim senden gitmem gerek. Gidiyorum ama her atacağın adımda, bulunduğun herhangi bir şehirde, herhangi bir düşüncende ben olacağım senin yanında. İzler bıraktığın her sokakta, hiç gitmediğin yerlerde bile ben olacağım senin yanı başında.
Biliyorsun, bizim gibiler için hâlâ bir yer var. Günü geldiğinde seninle oraya gideceğiz. Ama şimdi hayatı yaşamalısın doya doya. Sakın beni özleme. Bu, seni çürütür çocuk.
Damarlarda dolaşan hepimizde aynı, seni melek yapan şey ise kanatlar değil. Tek yapacağın çıkarmak aklından iyiliği ve kötülüğü. Yine söylüyorum ezberle diye; her adımında, gittiğin her şehirde, yürüdüğün her sokakta ben varım unutma.
Benim yapabildiğim gibi sen de gölgenin en derinlerine koy tüm korkularını. Dönüşme sakın renksiz bir hayalete; çünkü hayatın en güzel resmi, senin içinde. Şu sahte dünyanın üzerinde yüksel, insanları yukarıdan seyredebileceğin bir yol yap kendine ve oradan ilerle. Onları ne kadar uzaktan izlersen, bayağı yaşamlarını o kadar iyi anlarsın...
1
Henüz hiç yorum yapılmamış.
