Orchellionelis @Orchellionelis_1073

21. Yüzyıl Gençleri ve Davranış Pratikleri

Şüphesiz milenyum çağı , tarih boyunca sınai, teknolojik, bilimsel ve kültürel değişimlerin en hızlı yaşandığı ve bunların etkilerini hızlıca içselleştirdiğimiz bir döneme tanıklık etti. Öyle ki, bu sorgulanmamış, hatta sorgulanması bile düşünülmemiş içselleştirmeler çabucak toplumsal teamüllere dönüşüverdi. Şimdiye kadar bunların teknoloji bağımlılığıyla, makro ya da mikro düzeylerde ekonomi-politik tartışmalarıyla, bilimsel ilerlemelerle ilintisine çokça değinildi. Bense bugün çok daha mikro- ama aslında bizleri çok daha yakinen ilgilendiren- düzeyde, bireylerin gündelik hayattaki eyleyiş biçimlerinin altında yatan sosyolojik gerçeği kazıma niyetindeyim. Toplum içinde davranmak aslında ne demek? Sosyal medyanın algılanış ve kullanım biçimleri neler ve bunların temeli nereye dayanıyor?



Bireylerin sosyalleşme biçimleri arasında tercih etme seçeneği vardır. Yüzme eğitimi almak, tiyatroyla uğraşmak, lunaparka gitmek ya da sosyal medyada vakit geçirmek bunlardan bazılarıdır. Kişi, işte tam da bu tercihlere göre kendi sosyal kimliğini inşa eder. 21.yüzyıl gencinin de farkında olmadığı en büyük travması tam da burada saklıdır. Kendi kimliklerini inşa etme sürecinde olan genç bireylerin, sosyalleşme ihtiyaçlarını ağırlıklı olarak sosyal medyayla karşılama eğilimleri, özgünlükten yoksun, yaratıcılığını kaybetmiş, tektipleşmiş bireyler yaratır. Aynılığın kısıtlanmışlığını yaşayan ve bunu aşmak isteyen birey , sonraları marjinalleşme girişimlerinde kendini bulmaya çalışır. ( Hayatı boyunca aynı şeyleri tekrarlamış bireylerin, üniversiteye geçince bütün öğrenci kulüplerine koştur koştur kayıt olduklarını görmedik mi?)

3

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekli